Carpe Diem Turkey
Doğan bana yemek yap

Doğan bana yemek yap

Biri bana yanağımı oynatmadan göz kırpmayı öğretsin allah aşkına

Biri bana yanağımı oynatmadan göz kırpmayı öğretsin allah aşkına

(Source: synodik, via cenesidusukdilsiz)

Fularımı taktım saçımı topladım. Siktiğimin sivilceside çıkmayaymış iyiymiş

Fularımı taktım saçımı topladım. Siktiğimin sivilceside çıkmayaymış iyiymiş

// Travesti Pinokyo//

Açıkcası kitabı çok beğenmedim ama hoşuma giden şeyler de oldu;

“Ben Pinokyo’yu erkek olarak yaptım. İyi kalpli peri onu önce insan sonra biseksüel yaptı. Önce insan olması Pinokyo’nun kalbinde yüzlerce kırgınlık ve kalp ağrısına neden oldu. Önceki halini unuttu. Gerçeği tersyüz ederek ölme hakkını yitiren, ölümsüzlüğe düşen ruhlardan oldu. Yani günah işledi, travesti oldu.”

“Dost diyor ki: Duyan ama konuşamayan ben, gören ama dokunamayan seni özledim. Hayatın tekin olmayan dostunu anlamak için verilen şans bu kadar.”

“Mutsuzluk adım oldu, yalnızlık arkadaşım. Nedendir bilemedim, bir dünya ki kahreder yıkar insanı, çaresiz bırakır. Yine sabah ve yine en yakın arkadaşım, nemli gözlerim ve yastığım olacak. Karanlık sokaklar beni yine yapanalnız bıraktı. Karanlık sokaklara yedirdim gözyaşımı; mutluluk sözde, aşk düşte kaldı.”

Kedinin ağzındaki fare kadar umudum var. Daha ölmedim. Hayat bedenimdeki dişlerin acısıyla iyi iyi devam ediyor. İyi bir şey olacak diye bekliyorum yine.”

“Tanrı karşısında herkes yoksuldur. Ceplerinde para taşısa bile kendilerini mutsuz hissedenler buraya gelince tavşan rolünü benimseyen kaplanlar gibi kendilerine böyle bir ibadet yaptıran Şeytan’la Tanrı’yı kafalarında birleştirip ebedi barış ve affedilmenin varsayımını üretiyorlar.”

“İstanbul’a kar yağdı. Sessizlik ve ölüm, ölüleri şehre salan mezarlık göz kalemi ile ağlatır, rujla teselli eder.”

“Geçenlerde bir boğayı üç gün kovalayıp yakalayamamışlar. Sonunda dişisini gösterince boğa gelip teslim olmuş.

İşte hayat bu! Bu kadar!”

“Et yiyen bir çiçek salgılarıyla eritiyordu böceği.”

“İnsanlar yaşamak denilen korkunç gerçek içersinde zalim ve zayıftırlar ama bu onların suçlu olduğunu göstermez. Suçu Şeytan’a atmak ise insan asaletine yakışmaz, böyle düşünüyordu o.”

“Deniz ki o saman çıtırdısı içinde öldürülmüş bir yengecin dargın ülkesidir, ölümsüz bir esir balon satar çocuklara kıyısında. Kavanozda doğdun sen japonbalığı, kavonozda öleceksin. Çocuklar bir dakika saygı duruşu yapacaklar, sonra unutup oyuna dalacaklar. Onların bir annesi bir babası var, onlar alsın gusül abdestini. Sen alma, kimsesizliğindir senin ibadetin, japonbalığı turuncu rengindir, içinde yüzdüğün oksijeni bitmiş kavonozdur senin ibadetin”

“Ölmeden önce dirildim, yeniden her şey için. Her şey için sevilmemeye ‘hayat’ dedim. Ağlamaya sevap, aşka ise hoşnut kalacağım bir eseri fason işlerde çalıştıracak bir tanrıça

“Radyoyu başka bir istasyona getiriyorum; Dont go changes trying to please me, I take you just the way you are, diyor şarkı. Beni memnun etmek için kendini değiştirmeye çalışma, ben seni olduğun gibi seviyorum, diyor.

dı Muamma bu gece gelmedi: I have never seen a dress you wearin lady in red is dansing with me cheek to cheek; kırmızılı kadın benimle dans et diyor, seni bu kadar güzel görmemiştim, diyor. 

Cırmık kucağıma oturmuş yüzüme bakıyor, nedir bu hayat dedikleri bize sunulan hediye, but I’m just a soul whose intensions are good a lord please dont let me be mis understood. Yani şu: Ben iyi niyetli bir kulum, Allahım yanlış anlaşılmama izin verme.”

“Sağduyum, sana kendini kötü hissettirmelerine izin verme, diyor.”


“Neyse, uyku çok tatlı olsa da uyandığımda, yokluğunu hatırladığımda; tüm güvercinler, su ve eski İstanbul mahalleleri ikindi vakitlerinde terk ederler beni, dedi içinden terk edilmişliğini konuşturarak ilk defa. Galiba uyanıyordu.”

“Giderken mezarlığın önünden geçtim. Tuhaf bi duygu, sanki sonsuz bir sevilme haliydi uykuları. Sonsuz bir lütuf, sonsuz bir adaletti sanki ama bir de hasret vardı. Bir ağlayış ananın kucağında. Ağaçlar bana dallarını uzatıyordu dokunmak için. Ağlayarak uyumuş bir aşık vardı bir de. Aşk vardı. Sonsuz aşk. Kimdi ağlayan aşık. Mutfağında şarkı söyleyerek çorba pişiren bir kadın, sevdiklerini bekleyen.”

“Cinayet ne ilk ne sondu. Zaten yavruları yiyecekti dişi olsaydı, erkek olsaydı dişisi yiyecekti, diyeceksiniz. Doğa legal, insan illegal. Bunu yeni mi anladınız?

 Zaten kaldırımlarda yazılı dişi notaların üzerinde sekerek yürüyen kim olsa iyi bir fiyata satar gözlerindeki senfoniyi”

biraz daha bakarsam aşık olucam

biraz daha bakarsam aşık olucam

(Source: mutlulukyolcusu, via ruyalarimsenledolu)


Pulp Fiction- “Ah, man, I shot Marvin in the face.”

(Source: youtube.com, via pilllooow)

Küçükken Peter Pan'a aşık olan kızın dramı